|
................wrote:
Sende mi Unuttun Beni Bey?
Son günlerde bir surat bir surat ki gelinde Çayımı bile yarım dolduruyor bey. Allah'tan kulaklarım ağır işitiyor da Duymuyorum ne söylediğini Ama yine de hissediyorum bey; Beni bu evde galiba istemiyor artık Hey gidi günler heeey. Oğlunu bilirsin vur kafasına al lokmayı İki ara bir derede ne yapsın ana bu atsa atılmaz satsa satılmaz. Bana artık gizli gizli sarılıyor bey. Dün akşam uyurken öptü beni biliyor musun? Nasıl ağırıma gitti nasıl Artık akide şekeri de getirmiyor. Hani dişlerim yok ya güya yerken garip sesler çıkarıyormuşum da Çocuklar iğreniyormuş benden. Yokvallahi yalan bey hiç yapar mıyım ben öyle şey? Gelin çocuklara masal anlatmamı da yasakladı Üstelik seninle konuşuyormuşum diye duvardaki resmini biryere sakladı Olsun koynumdaki resminden haberi bile yok! Yine de beddua edemem bey Oğlumun karısı torunlarımın anası o. Geçenlerde üst komşular geldi Ne konuştuklarını duymayayım diye kapıyı üstüme kilitledi. Duymadım duymadım lakin hissettim. Düşkünler evine yatıracaklarmış önümüzdeki ay beni Ne yalan söyleyeyim epey ağırıma gitti epey Ha sen ne diyorsun bey? Hani bir görünsen oğluna ne de olsa babasısın Seni dinler. Bu odada oturur vallahi hiç dışarı çıkmam. Akide şekeri de istemem. Masal da anlatmam artık çocuklara Ne olur ayırmasınlar beni bu evden Yaşayamam nefes bile alamam Sana ait anılardan uzak ne yaparım ben ne yaparım? Şu camın pervazında hayalin durur çekmecelerde el izin. Bastonun hala duvarda asılı. İstemiyorlar beni artık istemiyorlar hasılı. Hey gidi günler hey Hani diyorum bir çağırsan Yoksa yoksa . söylesene sendemi unuttun beni bey Sendemi unuttun beni bey? selam ve dua ile...
Apr. 14
|
|
|
................wrote:
Nar tanem,Nur tanem,Kum tanem...
Milyarlarca yıl sonra, bir vasıta ulaştı Ay yüzüne Ve bir avuç kum alıp, getirdi dünyamıza Bu bir avuç kumun, hangi zamanda ve içinde bulundukları çölün neresinden alınacağını bilmiyordu o koca gezegendeki her bir kum tanesi Bir avuç kum tanesinin her biri bir avucun içindeydiler işte ve bir avuç kum ile birlikte yükseliyorlardı zeminden Bu, nasıl bir şanstı, ve ne büyük bir seçilmişlikti Her biri bir tanedir her bir kum tanesinin Peki hangi biri bir tanedir her bir kum tanesinin? Anlatayım: Bana bir çöl adı söyle, hadi! Tepesindeki kızgın güneş, her gün aynı yönden gelip; bir rende gibi sürtüne sürtüne üzerinden geçerken mekânı yontuyor olsun ve sanki zaman da ufalanmış, zerreler halinde yere serilmiş olsun Sen, işte o çölden bir avuç kum alacaksın; Çöl bilmeden ve bilmeden hiçbir kum tanesi Ne sen, ne çöl ve hatta zaman bile "zamanını" bilmeden! Üstelik, sanki bütün bir gökyüzünün altına serilmiş olan bu kum denizinin "neresinden" alacağını bilmeden Uçuşup duran tanelerden bir avuç kum yakalıyor, şöyle bir sıkıyorsun Çoğunun yanından geçiyor elin, onlara değerek veya değmeden Pek çoğu ise akıyor yere, açtığın zaman avucunu; ve üflüyor yel, bir kısmı da o zaman savruluyor Bazıları, tenindeki neme sımsıkı yapışıyorlar, kalmak için direniyorlar parmaklarının arasında; bir kısmı, sadece bir kısmı! İşte sen, ve ben; Meçhule düşmemeye çalışan bu taneciklere benziyoruz, öyle değil mi? Nar tanem, nur tanem Kum tanem; Akıl almaz bir belirsizliğin içinden seçilmek ve bu seçilmişliği idrak etmek kolay mı? Sen ve ben; Bir ufuktan bir ufka yayılan kızgın çöldeki birer kum tanesiyken; bir serin avuçta buluşmak nimetine nasıl şükredebiliriz Sevdâ; zamânın bittiği yerde başlar! Muammer Erkul "Allah'tan acıyı benden gidermesini istedim. Dedi ki, acıyı gidermemden önce, sen onu kendinden uzak etmelisin. Bana sabır vermesini istedim. Dedi ki, sabır gayretle gelir, verilmez;öğrenilir... Bana mutluluk vermesini istedim. Dedi ki, ben sana hayat verdim, mutluluğu sen keşfedeceksin... Derdime deva vermesini istedim. Dedi ki, derdin sana devadır; deva seni benden uzaklaştırabilir, dert yaklaştırır. Beni mükemmele ulaştırmasını istedim. Dedi ki, ben seni en güzel kıvamda yarattım alçalmamak senin elinde"
Apr. 6
|